Genetik Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojilerin Olası Etkileri
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz

Gönderen Konu: Genetik Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojilerin Olası Etkileri  (Okunma sayısı 1668 defa)

Koray ÖZEN

  • Yönetici
  • Teknik Destek
  • *****
  • İleti: 256
  • www.Tohumcular.com www.facebook.com/EgeTohum

U. Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2011, Cilt 25, Sayı 2, 69-76
(Journal of Agricultural Faculty of Uludag University)


Genetik Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojilerin Olası Etkileri

P. Özlem Kurt, Esra Aydoğan Çifci, Köksal Yağdı
Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Bursa
*e-posta: ozlemkurt@uludag.edu.tr; Tel: 0 224 2941525


Geliş Tarihi: 21.12.2010, Kabul Tarihi: 23.02.2011



Özet: Genetik olarak modifiye olmuş, kazandırıldıkları kısırlık (sterilite) gibi özellikler nedeniyle 
ikinci generasyonda kullanımları kısıtlanan bitkilerin eldesi Genetik Kullanımı Sınırlayıcı 
Teknolojiler ya da Terminatör Teknoloji adı verilen uygulamalar ile gerçekleştirilmektedir. Bu 
teknolojilerde, bitkiler yeniden üreyebilme kabiliyetlerini yada bazı özel  karakterlerini, genlerinde 
yapılan değişiklikler sonucu kaybetmişlerdir. Bu teknolojiler  V-GURT (Variety Genetic Use 
Restriction Tecnology.; Çeşit Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojiler) ve T-GURT (Trait Genetic Use 
Restriction Tecnology.; Belli Özelliğin Kullanımını Sınırlayıcı Teknolojiler) olmak üzere iki ana grup 
altında incelenmektedir. V-GURT teknolojisi kullanılarak üretilen tohumlar kısır olduğu için bu 
tohumu kullanan üreticiler, üretimin ilk yılında aldıkları tohumları ikinci yıl ekerek yeni ürün elde
edemezler. T-GURT ise dış faktörlerin başlatma (tetikleme) özelliğini kullanarak bitkinin hastalıklara 
dayanıklılığını gösteren özel karakterlerin açılıp kapatılmasına olanak sağlamaktadır. Bu teknolojide 
üreticiler üretimlerinden tohumluk alabilmeleri mümkündür ve bu tohumlar kısır (steril) olmayıp bir 
sonraki yılda kullanılabilirler. Ancak, önemli bir özelliği tanımlayan karakterin bir sonraki yıl aktif 
olabilmesi için, tohum firmaları vb. firmalardan alınan özel kimyasallarla, başka bir deyişle tetikleyici 
(aktivatör) birleştiricilerle muamele edilmeleri gerekmektedir. 
Bu teknolojiler sayesinde tohum kuruluşları tohumlarını izinsiz kullanımlardan yasal zorlamalar 
dışında da koruyabilmektedirler. Bu  teknoloji ticari olarak kullanıldığında, ilk üründen son ürün 
oluşumuna kadar ortaya çıkan maliyeti arttırmaktadır. Bu teknolojiye sahip olmak ve bu konuda 
araştırmalar yapmak için büyük AR-GE yatırımları gerektiğinden ve bu tip tohumlar ikincil 
uygulamaları yapmaksızın ancak bir generasyon kullanılabildiğinden, üreticiler tohumculuk 
şirketlerine bağımlı hale gelmektedirler. Kimyasallarla yapılan uygulamalar sonucu toprağın 
kirlendiği, toprakta yaşayan çeşitli mikroorganizmaların öldüğü ve toprağın yapısının da zarar 
görebileceği düşünülmektedir.

Anahtar Sözcükler: Genetik Kullanımı Sınırlayan Teknolojiler, T-GURT, V-GURT


Putative Effects of Genetic Use Restriction Technologies

Abstarct: Genetic use restriction technology (GURT), colloquially known as terminator technology, 
is the name given to proposed methods for restricting the use of  genetically modified plants by 
causing second generation seeds to be sterile. There are two main categories of GURTs, namely traitrelated or T-GURTs and variety-related or V-GURTs. V-GURT; produces sterile seeds meaning that 70
a farmer that had purchased seeds containing. V-GURT technology could not save the seed from this 
crop for future planting. T-GURT: A second type of GURT modifies a crop in such a way that the 
genetic enhancement engineered into the crop does not function until the crop plant is treated with a 
chemical that is sold by the biotechnology company. Farmers can save seeds for use each year. 
However, they do not get to use the enhanced trait in the crop unless they purchase the activator 
compound.
With these technology, seed companies could prevent their seed from using without permission out of 
legal compulsion. To posses this technology, big Research & Development (R&D) investments are 
required to make researches about this subject and these kind of seeds can be used only one 
generation by not doing secondary applications, producers are dependent to the seed companies. Also, 
the reason of the application of chemicals, soil is became polluted, various microorganisms, live in 
soil, can be died and the structure of the soil can be damaged. 

Key Words: Genetic Use Restriction Technologies T-GURT, V-GURT


Giriş
USDA (United States Depertment of Agriculture) ve Delta & Pine Land şirketleri 
tarafından 1990 yılında geliştirilmiş olan günümüzde Terminatör Teknoloji veya Genetik 
kullanımı Sınırlayıcı Teknolojiler (GURT) olarak adlandırılan bitki gruplarının kullanım 
alanları oldukça sınırlıdır (Ballance, 2006, Eaton ve ark., 2002, Szumigalski, 2006). Bu 
bitkilere örnek olarak çeltik ( Q. Sativa L.), soya fasulyesi (G. maxMerill.),  buğday (T. 
Aestivum L.), mısır (Z. Mays L.) verilebilmektedir. Genetik materyalin izinsiz kullanımını 
engellemek amacıyla geliştirilen çeşitler henüz dünya üzerinde kullanım alanı bulmamakla 
beraber, tarımsal sürdürülebilirliği tehdit eder nitelikte olmaları bakımından önem 
taşımaktadırlar. Bu bitkiler genetik olarak modifiye olmuşlardır (Eaton ve ark. 2002).
Yapılan genetik çalışmalar sonucu bitkiler yeniden üreyebilme kabiliyetlerini veya bazı 
spesifik özelliklerini kaybetmişlerdir. Bu olay bitkilerde ortaya çıkan genetik bir 
transformasyondur (Szumigalski, 2006). Diğer bir deyişle genetik materyal ve bitki gen 
kaynakları kullanılarak bitki çıkışını engelleme temeline dayalı bir biyoteknoloji çeşitidir 
(Ballance, 2006). Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) grubuna dahil olmayan bir 
materyale uygulanmış olsa dahi, GURT kullanımı sonucu ortaya çıkan ürün, bir GDO kabul 
edilebilir.
Birçok kişi tarafından bu tohumların ticarileşmesi olumlu karşılansa dahi, en büyük 
tohum şirketlerinin başında gelen Monsanto Company ve bazı büyük arazi sahipleri 1999 
yılında, bu teknolojilerin küçük arazi sahiplerinin bağımsızlıklarına liderlik edebilir 
düşüncesi yüzünden ticarete dönüşmesini engellenmişlerdir. Fakat 2006 yılında Delta& 
Pine Land şirketi bu teknolojiyi ticarileştirmeyi başarmıştır.

Terminatör veya Genetik Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojiler kendi içerisinde iki gruba 
ayrılmaktadır. Bunlar; T-GURT ve V-GURT‟ dur(Visser ve ark., 2001, Eaton, 2002).
V-GURT (variety-use restriction; çeşit kullanımı sınırlayıcı teknolojiler): Bu 
teknoloji kullanılarak üretilen tohumları kullanan kişiler, üretimin ilk yılındaki aldıkları 
tohumları ikinci yıl ekerek yeni ürün elde edemezler çünkü bu tohumlar kısırdırlar ve ikinci 
yıl ürün vermezler ( Eaton ve ark., 2002, Ballance, 2006).
V-GURT‟lerin geliştirilmesinde üç farklı strateji uygulanmaktadır. Birinci stratejide 
bitkiye embriyo oluşumunu engelleyen bir gen aktarılarak canlı tohum üretimi engellenir. 71
Bu gen de, normal embriyo oluşumunu sağlayan üzere başka gen tarafından 
engellenmektedir. Tohumlar üretici firma tarafından satılırken genleri harekete geçiren  bir 
kimyasalla muamele edilerek ikinci nesil tohumlarda embriyo oluşumunu engelleyen genler 
harekete geçirilir ve ikinci nesil ürünün cansız olması sağlanır. İkinci V-GURT oluşturma 
stratejisi ise birincisine benzemekle beraber işlemi satış aşaması hariç her aşamasında 
kimyasal madde uygulanır. Materyal tüm nesiller boyunca kendiliğinden steril tohum 
verecek şekilde geliştirilmiştir. Kısırlığı ifade eden gen, canlılığı sağlayacak restorer protein 
veren bir kimyasalla engellenerek üretim sağlanır (Eaton ve ark., 2002, Szumigalski, 2006). 
V-GURT uygulamalarındaki üçüncü strateji de süs bitkilerinin birçoğunda olduğu gibi 
vegetatif yolla çoğalan, yumrulu bitkilerin depolama veya raf ömrünü uzatmak amacıyla 
gelişmelerinin bir süre durdurulmasıdır. Burada gelişmeyi engelleyici gen, kimyasal bir 
madde yardımıyla etkisiz hale getirilir ( Ballance, 2006).
Her üç stratejide de istenmeyen genlerin doğaya salınması sonucu kısır bitkilerin 
üretilmesinden, gelişmenin durmasına kadar birçok olumsuzlukların yaşanması söz 
konusudur (Federation of German Scientists, 2006 and Econexum). Bu durum batıda tohum 
firmalarından, genelde hibrit tohum alarak üretim yapan çiftçi gruplarını çok fazla 
etkilemeyecektir. Fakat Brezilya ve Pakistan gibi her sene ektiği üründen ayırdığı tohumla 
gelecek yıl ki üretiminin neredeyse %80‟nini üreten ülkeler bu teknolojiden fazlasıyla 
etkileneceklerdir. Bu sebepten dolayı gelişmekte olan ülkelerde V-GURT teknolojisinin 
tanıtımı ve kullanımı diğer ülkelere göre daha büyük problemlere sebep olabilecektir 
(Kameri ve Otieno-Odek, 2006).

Özellikle tohum ağırlıklı üretim yapan tarım firmaları ve tohum kuruluşları açısından 
V-GURT‟un olumlu özellikleri de bulunmaktadır. Üretimlerini bu teknoloji sayesinde 
arttırabilmekte ve aynı zamanda tohumlarını izinsiz kullanımlardan koruyabilmektedirler
(Ballance, 2006, Szumigalski, 2006).

T-GURT (specific treat; belli özelliğin kullanımını sınırlayıcı teknolojiler) : Gurt 
teknolojisinin ikinci tipi ise T-GURT‟ tur.  TGURT dış faktörlerin tetikleme özelliğini 
kullanarak bitkinin hastalıklara dayanıklılığını gösteren spesifik özelliklerin açılıp 
kapatılmasına olanak sağlamaktadır (Gupta, 1998, Pendleton, 2004). Burada çiftçiler her yıl 
üretimlerinden tohum saklayabilirler ve bu tohumlar steril olmayıp bir sonraki yılda 
kullanılabilirler. Ancak bir sonraki yıl aktif olabilmeleri yani yeniden üretime alınmaları 
için, biyoteknoloji firmalarından alınan özel kimyasallarla başka bir deyişle aktivatör 
birleştiricilerle muamele edilmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde bu yüksek özellikli 
tohumları spesifik özelliklerini ortaya koyamazlar ve istendiği şekilde kullanamazlar ( 
Eaton ve ark. 2002, Pendleton, 2004).

Örneğin; T-GURT teknolojisiyle üretilmiş genetik olarak değiştirilmiş, böceklere 
dayanıklılık özelliği kazandırılmış bitki tohumlarına özel kimyasallar püskürtülür ya da bir 
kap içerisinde tohumla birlikte çalkalanır ve tohum daha sonra ekilirse, böceklere 
dayanıklılık özelliği aktif hale getirilmiş olur ( Pendleton, 2004).

Avantajları
GURT teknolojisi yeni bitki ve hayvan çeşitlerinin ortaya çıkmasına sebep olup 
olmayacağı tartışılan bir konudur (Visser ve ark. , 2001). Bu seçilebilir teknoloji yeniden 
üretim için yeni bir fikir ve icat olarak görülmelimidir? Bu uygulamalar yeni bitki çeşitleri 72
ve hayvan yavrularında meydana gelen değişimlerde patent almak için ortaya çıkan pahalı 
ve karmaşık durumları azaltmaktadır. Aynı zamanda transgenik bitkilerle olan tozlaşma 
sonucu oluşan tohumların genetik olarak başka yapıları da etkilenmesini engellemek için 
güvenlik mekanizması oluşturmuştur, çünkü GDO ürünlerinden yatay gen kaçışını yada 
bulaşmasını engellemektedir (Ballance, 2006, Hills ve ark. , 2007). Bu yöntem tarımda 
ıslahçı ve çiftçiler tarafından spesifik karakterlerin var olup olmamasını 
şekillendirmektedir. Bu yüzden bu  teknolojiler biyogüvenlik sistemlerinde ve trans-gen 
oluşumlarında kullanışlı bir araç olarak görülebilir. 
Üretim yapılması veya yapısının değiştirilmesi yasak olan araziler, biyoteknoloji 
firmaları tarafından tespit edilir ve gerekli izinler alındıktan sonra orada GURT 
tohumlarıyla tarım yapılabilir (Gupta, 1998, Visser ve ark. , 2001, Eaton ve ark. , 2002). 
Tohumlar steril olduğundan tohum dökseler bile gelecek yıllarda aktif olamayacağından 
ekim nöbeti sistemlerinde bir sorun teşkil etmez ve böylelikle hem biyoteknoloji firmaları 
üretim yapmış olurlar hem de arazi değerlendirilmiş olmaktadır. Ayrıca arazilerin 
değişikliklerini korumakta ve varyetelerin çevresel değişikliklerini, deneme sırasında 
spesifik değişikliklerin engellenmesini sağlamaktır (Gupta, 1998, Visser ve ark. , 2001). 
V-GURT‟ dan yararlanılarak üretilen tohumların ekimi, halaza( kendi gelen) 
tohumların çıkışını azalacaktır. Çünkü ekilmeden büyüyen bu bitkiler tarım nöbetleşe ekim 
(rotasyon yada münavebe) sistemleri için ekonomik bir problem olabilmektedirler.
Sıcak ve nemli hasat koşulları altında tohumların bitki üzerinde durumunun V-GURT 
tohum kullanımında ortaya çıkmayacağı düşünülebilir.
Ayrıca V-GURT teknoloji kullanımı yabani akrabaların transgenlerinin kaybolmasını 
ve biyoçeşitliliğe olan etkilerini engellemektedir. V-GURT sayesinde açılma ve bir sonraki 
yıl tohumların doğaya yayılması olmayacağı için biyoçeşitlilik korunmuş olmaktadır (Hills 
ve ark., 2007).


Dezavantajları
V-GURT bitkileri gerek kendi aralarında gerekse yabani türlerle ya da teknolojik 
gelişmeleri arazilerinde uygulamayan çiftçilerin ürünleriyle döllenerek melezlenebilir. 
Buradaki düşünce V-GURT bitkilerinin steril tohum vermemelerini sağlamaktır ve ilk 
generasyonda düşük bir yüzde oranla steril olmayan tohumlar ortaya çıkabilir ama gelecek 
generasyonlarda bu oran azalır ve daha yüksek oranlarda kısır tohumlar oluşur. Doğal 
yaşamda bu çok büyük bir problem değildir. Çünkü doğal olarak steril olan tohumlar doğal 
seleksiyonla populasyondan elenir.
GURT teknolojisi ticari olarak kullanılırsa, gıda sektöründe bu teknolojinin 
kullanılması vergiye tabii tutulması gerekmektedir. Buda ilk üründen son ürün oluşumuna 
kadar ortaya çıkan maliyeti arttırmaktadır.
A.B.D. Tarım Bakanlığı ve çok uluslu tohum şirketleri tarafından geliştirilen “intihar” 
tohumlarının kullanımı dünyanın hiçbir yerinde büyük oranda ticari hale gelmemiştir. 
Bunun sebebi yerli halkların, sivil toplum kuruluşlarının ve bazı siyasetçilerin bu olaya 
karşı çıkmalarıdır. Bu tohumlar bir kerelik kullanıma sahip olduklarından üretici için her 
sene tohum masrafını ortaya çıkartmakta ve üretimdeki girdi oranlarını artırarak karlılığın 
azalmasına neden olmaktadırlar.73
2000 yılında Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Birliği, Terminatör tohumların kullanımı 
ve testinin ticari oluşumunu yasaklamış ve kriz döneminde borçların silinmesi ya da 
ertelenmesi yasasını çıkarmıştır. Hindistan ve Brezilya ise ulusal yasalarında bu tohumların 
kullanımını ve test edilmelerini yasak hale getirmiştir.
GURT ile ilgili çok fazla konu henüz tam olarak açığa kavuşmamıştır ve bu konu 
hakkında birçok tartışma bulunmaktadır. Tartışılan konulardan birisi; çok büyük agronomik 
hakların vergileri ve patent alımında yeterli kanun ve güvencenin olmamasıdır. T-GURT 
birçok farklı şirketin pahalı tohum ve kimyasal üretmesinde büyük rol oynamaktadır. 
Bunun sonucu bir tekelleşme olmakta ve çiftçilerin seçme hakları ellerinden alınmaktadır. 
Tartışılan bir diğer konu ise; gıda güvenliğidir. Gıda güvenliğini doğrudan ya da dolaylı 
yoldan etkileyen bu teknolojinin olası negatif etkileri sonucu tarımsal biyoçeşitliliğin 
azalmasına hatta yok olmasına sebep olup olmayacağı, ekosistemde değişim olup 
olmayacağı ve çiftçileri zengin mi fakir mi yapacağı bilinmemektedir. Dolayısıyla bu 
konuların bir sonucu olan üretim yani gıda güvenliğinde kalite, sağlık ve birçok konuda
sonuçların ne olacağı bilinmemektedir (Anonim, 2006).
Hibrit bitki ıslahında da fertil bitkilerin eldesi ile meydana gelen açılma sonucu, 
istenen bazı özellikler T-GURT‟lerde olduğu gibi döllere taşınmaz. Klasik veya moleküler 
genetik yöntemlerle geliştirilmiş olmalarına bakılmaksızın çiftçiler her iki durumda da her 
yeni ürün için üretici firmalardan hibrit ya da TGURT materyal almak zorundadırlar.
İkiye ayrılan GURT teknolojilerinin birçok yönden farklılıkları bulunmaktadır. TGURTs, V-GURTs a göre daha yasal görünmektedir. T-GURT biyogüvenlik alanında 
kullanılabilmekte ve V-GURT a göre kontrol edilmesi daha kolay ve anlaşılabilir 
olmaktadır.


Genetik Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojiler ve Fikri Mülkiyet Hakları
Genetik Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojiler ve Fikri Mülkiyet Hakları ikisi de genetik 
materyalin kullanımı ve korunması ile ilgilidir, ikisi arasındaki fark ise kontrol 
mekanizmalarının ve izledikleri yollarının birbirinden farklı olmasıdır (Kameri ve ark., 
2006). Burada önemli olan sorulardan birisi; ülkelerin bu yöntemleri nasıl 
kullanacaklarıdır? Çünkü her ülke ve bölgenin kendisine göre belirlediği gelişim amaçları 
farklıdır ( Eaton, 2002, Ballance,  2006, Kameri ve ark. , 2006). Fikri Mülkiyet Hakları 
genetik materyalin yasal olarak kontrolüdür, GURTs ise genetik materyalin teknolojik 
olarak kontrolüdür. GURTs kullanımıyla ilgili sorunların bazıları da Eastern and Southern 
African Countries (ESA) ülkelerinde teknolojisinin az gelişmiş olmasıdır. Bu da bu 
yöntemin kullanımını sınırlamakta ve yeniliklerin ortaya çıkmasını engellemektedir. GURT 
teknolojinsin gelişmesi çiftçilerden daha çok ıslahçılar ve tohum firmaları açısından avantaj 
sağlamaktadır.


Genetik Kullanımı Sınırlayıcı Teknolojilerin Kullanımından Etkilenme 
Olasılığı Olanlar

1. Çiftçiler
Günümüzde gelişimin ve araştırmaların artmasından dolayı girdilerin fazla kullanılması 
sonucu üretimler artırmıştır. Islahçılar tarafında kazandırılan genetik gelişim ve tohum 74
güvenliği, tekel güçlerinin yanlış kullanımı, bu çalışmaların süistimal edilmesi, yatırımlarda 
kullanılan tohumlara ödenen girdilerin fiyatlarının artmasına sebep olmuştur (Hubicki ve 
Sherman. 2005, Kameri ark. , 2006). Bu da özellikle küçük çaplı çiftçileri zora sokmuş ve 
büyük şirketlere ya da arazi sahiplerine bağımlı hale getirmiştir. Ayrıca gelişen 
teknolojilerin kullanılması sonucu tekelleşmenin artacağı ve tarımı tam anlamıyla ticarete 
çevireceği düşünülmektedir. Monsanto, 2007 başlarından bu yana Birleşik Devletler 
Hükümeti ile birlikte “Terminatör” ya da Genetik Kullanımı Kısıtlama Teknolojisi (GURT) 
ismi verilen bitki patent haklarını elinde tutmaktadır. Bu konuda özel tohum şirketlerinin 
tam kontrolü söz konusudur. Gıda zinciri üzerinde kurulan böylesi bir kontrol ve güç, insan 
türünün tarihinde daha önce asla var olmamıştır.
Zeki bir genetik mühendislik ürünü olan bu terminatör cins, çiftçileri çeltik, soya 
fasülyesi, mısır, buğday ya da her yıl nüfuslarını doyurmak için ihtiyaç  duydukları bütün 
temel ürünleri elde etmek için, ticari şirketlere ya da diğer GDO tohumu tedarikçilerine 
yönelmeye zorlamaktadır (Kameri, 2006). Terminatör tohum dünya çapında yaygın 
biçimde dağıtılacak olursa, belki de yaklaşık on yıl içinde dünya gıda üreticilerinin 
çoğunluğunu üç ya da dört dev tohum şirketinin yeni sözleşmeli feodal tarım işçileri 
(serfleri) haline dönüştürebilir.

2. Hükümetler
Hükümetlerin istedikleri, bitki ıslah çalışmalarında bitki genetik çeşitliliğinin 
korunması için harcanan kaynakların maliyetini azaltmak ve tamamlayıcı AR-GE 
çalışmalarında kullanılan diğer düzenleyici kaynakların da isteklerini karşılamaktır (Kameri 
ve ark. , 2006). Gelişmiş ülkelerde AR-GE çalışmaları için çok ciddi yatırımlar yapılmakta 
ve hükümetler tarafından bu çalışmalar desteklenmektedir. Ama gelişmemiş ülkelerde ARGE çalışmalarını yürütmek bir hayli zordur. Bu teknolojilerin kullanımı ve geliştirilmesi 
için AR-GE çalışmaları yapılmalı ve bu çalışmalar hükümetler tarafından desteklenmelidir. 
Bu teknolojiler gelişmiş ülkelerde uygulanabilmekte ancak gelişmemiş, teknolojide geride 
kalmış ülkeler için hem maddi hem de iş gücü olarak kullanımı zor neredeyse olanaksız 
teknolojilerdir. Bu durumda gelişmiş ülkeleri tarımda daha güçlü hale getirirken gelişmemiş 
ülkeleri geriletmekte ve diğer ülkelere bağımlı hale getirmektedir (Szumigalski, 2006).

3. Toplum
Giderek artan tarımsal üretimin sebeplerinde bir tanesi de GDO‟dur. Birleşmiş Milletler 
Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından bu 
yöntemler araştırılmış ve yapılan çalışmalara ek olarak GURTS da eklenmiştir. GURTs, 
GDO‟nun farklı bir hali olarak görülmüştür. 

4. Çevresel Riskler
Bazı araştırıcılar tarafından Terminatör Teknolojisi, genetik olarak değiştirilmiş 
organizmaların yayılması için bir Truva Atına benzetilmektedir. Kültür bitkileri ve ya 
bunların yabani formalarının bulunduğu gen havuzuna bulaşan terminatör genlerin, havuz 
içinde yer alan bitkilerde bir saatli bomba olarak yerleşmelerinin mümkün olması büyük bir 
tehlike olarak görülmektedir.
Bazı biyoteknoloji şirketleri, genetik yapısı değiştirilmiş organizmaların çevreye olan 
etkilerinin ağır olacağını söylenenlere karşı, terminatör teknolojisi sayesinde genetik yapısı 
değiştirilmiş tohumların en iyi şekilde kontrol edebilecekleri iddia etmektedirler. Ancak, bu 
tip tohumlarda kirliliğin durdurulması için terminatör teknolojinin kullanılması gerçekten 
yararlı bir çözüm olamamaktadır. Ayrıca tetrasiklin ile muamele edilen bu tohumlar 
ekildiğinde, toprakta, tohumun etrafında ölü bölgeler meydana gelir ve toprağın mikrobiyal
dengesi bozulur. Dolayısıyla, terminatör teknolojisi sadece topraktaki biyolojik çeşitliliği 
azaltmaz aynı zamanda mikroorganizmalarıyla birlikte canlı bir yapıya sahip olan toprağın 
yapısına da zarar verebilir (Kurt ve Şavşatlı, 2005).

Sonuç
Genetik olarak modifiye olmuş, kazandırıldıkları kısırlık (sterilite) gibi özellikler 
nedeniyle ikinci generasyonda kullanımları kısıtlanan bitkilerin eldesi „Genetik Kullanımı 
Sınırlayıcı Teknolojiler‟ ya da „Terminatör Teknoloji‟ olarak adlandırılmıştır. Bu 
teknolojinin birçok alanda olumlu ve olumsuz etkileri olduğuna dair araştırmalar ve 
tartışmalar devam etmektedir. Çevresel yönden, toprakta yaşayan yararlı 
mikroorganizmaları öldürdüğü ve kullanılan kimyasallardan dolayı yeraltı sularının 
kirleneceği düşüncesi olumsuz etkilerinin başında gelmektedir. Ayrıca ektiği ürünün 
tohumunu saklayıp gelecek yılki üretimini bu tohumlarla gerçekleştiren küçük ve fakir 
çiftçilerin üretiminin engelleneceği ve bu kişilerin sosyo-ekonomik hayatlarına büyük bir 
darbe vuracağı düşünülmektedir. GURT, ileri teknoloji gerektiren bir olgu olması 
nedeniyle, bu teknolojiyi yakalayamayacak olan ülkelerin, tarımsal üretimleri açısından 
diğer ülkelere bağımlı hale gelebilecekleri düşünülmektedir. 

GURT‟un olumsuz yönleri yanında olumlu yönlerinin de olduğu kabul edilmektedir. 
Bu görüşe göre özellikle tohum firmaları ve ıslahçılar açısından, tohumlarının izinsiz olarak 
kullanılması sınırlanmış olacak ve ayrıca istenmeyen tozlanma ve döllenme olayları 
olmayacağı için var olan biyoçeşitliliğin de korunulacağı ifade edilmektedir. 

Kaynaklar 
Anonim,2006, Genetic Use Restriction Technologies. 
Balance, M. 2006. GURT. University of Manitoba Department of Plant Science. 
www.nationalforumonseed.com
Eaton, D., F. Van Tongeren, N. Louwaars, B. Visser, and I. Van der Meer, 2002. Economic and 
Policy Aspects of „ Terminator‟ Technology. Biotechnology and Development Monitor 49: 19-
22. 
Federation of German Scientists and Econexus, 2006. GURT‟s; No Case for Field
Gupta, P. 1998. Terminatör Technology for Seed Production and Protection; Why and How? Current 
Science 75:1319-1323.
Hills, M.J., L. Hall, P.G. Arnison and A.G. Good. 2007. Genetic Use Restriction Technologies; 
Strategies to Impede Transgene Movement. Trends in Plant Science 12(4): 177-183 
Hubicki, S. and B. Sherman. 2005.  The Killing Fields: Intellectual Property and Genetic Use 
Restriction Technologies" UNSWLawJl 44; (2005) 28(3) University of New South Wales Law 
Journal 740 76
Kameri, P. and J. Otieno-Odek. 2006. The Genetic Use Restriction Technologies, Intelelctual 
Property Rights and Susutainable Development in Eastern and Southern Africa.
Kurt, O. Ve Y. Şavşatlı. 2005. Bitkisel Biyoteknolojiye Genel Bir Bakış. OMÜ Zir. Fak. Dergisi, 
2005,20(3):126-133
Pendleton, C.N. 2004. The Perculiar Case of Terminator Technology; Agrıcultural Biotecchnology 
and Intellectual Property Protection at the Crossroads of the Third Green Revolution. 
Biotechnology Low Report 23:1-29.
Szumigalski, T. 2006. Literature Rewiev on Genetic Use Restriction Technologies. 
www.foodgrainsbank.ca/uploads/GURT_review.pdf
Visser, B. , N. Lauwaors, J. Beekwilder and D. Eaton. 2001. The Impact of Terminator Technology 
Biotechnolog and Development Monitor 48:9-12.


 

Bu sayfa 0.055 saniyede 18 sorgu ile oluşturulmuştur
Copyright © 2012 Ege Tohum Resmi Sitesi. Her hakkı saklıdır .